Safranbolu

 Tarihi

1998 Tarihinde İngiliz Arkeolog Dr.Royer MATHEWS başkanlığındaki bir ekip tarafından Ovacık ve Eskipazar yerleşimlerinde yapılan, arkeolojik yüzey araştırma sonuçlarına göre: bu yörede ki en eski yerleşik hayat, erken bronz (Tunç) devrinde başlamaktadır.

 

Bölge, (Antik devirde) tarihçi Homeros’un İlyada Destanında Paplagonya olarak geçmektedir. Yörede sırası ile Hititler, Frigler, dolaylı yoldan Lidyalılar, Persler, Helenistik Krallıklar (Pondlar), Romalılar, Selçuklular, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlılar egemenlik kurmuşlardır.

 

Safranbolu Kalesinin (Bugün eski Hükümet Konağının bulunduğu tepe) Selçuklu Sultanı II.Kılıç Arslan’ın oğlu Ankara Meliki Muhittin Mesut tarafından 1196 yılında Türklerin kesin egemenliğine alındığı bilinmektedir.

 

Candaroğlu Süleyman Paşa Safranbolu’yu 1326 yılında kendi egemenlik sahasına katmıştır. 1332 yılında Safranbolu’yu ziyaret eden İbn Batuta şehrin o günkü durumu ile ilgili ayrıntılı bilgiler vermektedir.

 

Safranbolu’nun Osmanlılar tarafından ilk olarak alınışı muhtemelen 1354 yılında Osmanlı Sultanı Orhan Bey’in oğlu Rumeli Fatihi olarak bilinen Şehzade Gazi Süleyman Paşa tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu tarihten sonra Safranbolu yine Osmanlılar ile Candaroğulları arasında yer değiştirmiştir.

 

1.Mehmet’in (Çelebi Sultan Mehmet) Osmanlı birliğini yeniden sağlamasının ardından, 1416 yılında Osmanlı Ordusu Candaroğulları Beyliği’nin üzerine yürümüş ve bu seferde Safranbolu yeniden Osmanlı ülkesine katılmıştır.

 

Osmanlı döneminde Safranbolu iki kazadan meydana gelmektedir. Birincisi merkezde bulunan “Medine-i Taraklı Borlu” diğeri bugünkü Yörük Köyünde bulunan “Yörükan-i Taraklı Borlu’dur”. Önceleri Bolu Sancağına bağlı bu iki kaza sancağın lağvedilmesiyle 1694’de Bolu Sancağı biri Bolu, diğeri de bağımsız Viranşehir Sancağı olarak yeni bir idari yapıya kavuşturuldu. 1811’de bu iki sancak kaldırılarak (2.Mahmut Döneminde) Viranşehir Sancağı kuruldu. Bu sancağın merkezi Safranbolu idi.

 

1870 Yılında Osmanlı’da idari yapı yeniden düzenlenmiş, Safranbolu kaza yapılarak Kastamonu Sancağına bağlanmıştır. Aynı yıl İlçede belediye kurulmuş ve ilk Belediye Başkanı Hacı Muhammet Ağa olmuştur.

1927 yılında İlçe Zonguldak’a bağlanmış, 1945 yılında Ulus Bucağı, 1953 yılında Eflani ve Karabük Bucakları ilçe haline getirilerek Safranbolu’dan ayrılmışlardır. 1995 yılında Karabük’ün İl olması ile birlikte Safranbolu Karabük’e bağlanmıştır.

 

Türklerden önce Safranbolu’nun THEDORAPOLİS ve DADYBRA olarak adlandırıldığı, Türklerle birlikte yöreye ZALİFRE adının verildiği, bu adın zamanla TARAKLIBORLU ve ZAĞFİRANBORLU olarak değiştiği bilinmektedir. Bu adlardaki “borlu” eki kaleli şehir anlamına gelen BORGLU sözcüğünün değişmiş hali olup, latin kökenli şehir anlamındaki “polis”ten farklıdır. İlçenin adı 1940’lara kadar ZAFRANBOLU,  bu  tarihten sonra da son şekli ile SAFRANBOLU haline gelmiştir.

 

İlçede Osmanlı dönemine ilişkin çeşitli eserler bulunmaktadır. Bunlar arasında Gazi Süleyman Paşa tarafından kiliseden camiye dönüştürüldüğü sanılan ESKİ CAMİİ, Köprülü Mehmet Paşa tarafından 1662 yılında ibadete açılan KÖPRÜLÜ CAMİİ, 1779 yılında yeniden yapıldığı bilinen KAZDAĞLI CAMİİ, 1769’da Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından yaptırılan İZZETPAŞA CAMİİ, 1640-1648 yıllarında Cinci Hoca tarafından yaptırılan CİNCİ HANI, eski ve yeni hamamlar ile daha yakın zamanların eseri olan Hükümet Konağı, Frengi Hastanesi, Tokatlı Su Kemeri ve birçok çesme sayılabilir. İlçede ayrıca en eskisi 200 yıllık olduğu tahmin edilen ahşap Türk Evleri bulunmaktadır. Bugün için ilçede 1457 eser koruma altındadır.

 

Coğrafi Durum:

             

Safranbolu ilçe merkezi Batı Karadeniz Bölgesinin denizden kuş uçumu 65 km. iç kısmında yer almaktadır. İlçe kuzeyden başlayarak Ulus (BARTIN), Eflani (KARABÜK), Araç (KASTAMONU), Ovacık (KARABÜK) ve Karabük merkez ilçeleriyle çevrilidir.

 

İlçenin toplam yüzölçümü 1013 km2’dir.

 

İlçe coğrafi yapı bakımından engebelidir. İlçe merkezinin en alçak noktası 400 metre, en yüksek noktası 600 metre, bütün  ilçenin ise  en alçak noktası 300 metre en yüksek noktası 1750 metredir.

 

İlçenin akarsuları ARAÇ ÇAYI, SOĞANLI ÇAYI, OVACUMA DERESİ ve muhtelif derelerdir.

 

İlçenin iklimi İç Anadolu’nun karasal ikliminden de etkilenen ılıman Karadeniz iklimidir. Yazlar ılık, kısmen sıcak ve yağmurlu, kışlar serin, kısmen soğuk ve kar yağışlı geçer. En yüksek sıcaklık ortalaması 38 derece, en düşük sıcaklık ortalaması -10 derece, yıllık ortalama yağmur 500 mm. ve yıllık ortalama karlı gün sayısı 35’dir. Bitki örtüsü genel olarak ormandır. Ormanlar dışında parça parça tarım alanları yer almaktadır.

             

Nüfus Durumu :

 

Adrese Dayalı Nüfus Sayım Bilgilerine göre; 2013 yılı ilçe merkezi nüfusu 42.813, köy nüfusu 15.560, toplam nüfus 58.373’tür.

 

Okuma yazma çağındaki nüfusun % 93’e yakın kısmı okur yazardır. Halkın tümü müslümandır ve Türkçe konuşur. Etnik yapıda farklılıklar yoktur.

 

 Okuma yazma çağındaki nüfusun % 93’e yakın kısmı okur yazardır.

 

Sosyal Durum :

 

İlçe halkının sosyal yaşantısını en iyi yansıtan özellik bölgedeki evlerdir. Geniş, iki-üç katlı, 6-8 odalı, ahşap ve kerpiçten yapma evlerin mimarisi ülke içinde ve dışında SAFRANBOLU EVLERİ olarak ün yapmıştır.

 

Safranbolu Evleri geleneksel özelliğini büyük ölçüde sürdürmüş ayrıca ilçe merkezinde ÇARŞI diye anılan ESKİ SAFRANBOLU bölümü orjinal dokusunu aynen korumuştur. Burada Osmanlı döneminin canlı ticaretini yansıtan hanlar, hamamlar, Yemeniciler Arastası, Demirciler Çarşısı ve Semerciler Çarşısı bulunmaktadır. İlçe merkezinin Kıranköy mevkiinde hızlı bir yeni yapılaşma yaşanmış olup buradaki evlerin çoğu kooperatiflerce yapılmış apartmanlardır. Şehrin daha yüksekteki Bağlar bölümünde de çoğu eski olan iki-üç katlı bahçeli evler bulunmaktadır.

 

İlçenin iş ve çalışma hayatı tarımsal faaliyetler, işçilik-memurluk, sanayicilik, ticaret ve turizm üzerine kurulmuştur. Karabük Demir-Çelik Fabrikasının kurulması yöre insanının büyük ölçüde burada işçiliğe yönelmesine neden olmuştur. İlçede ticaret ve sanayi fazlaca gelişmemiş olmakla birlikte yoğun nüfusun ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak halkın bir bölümü de ticaret ve turizmle uğraşmaktadır.

             

İlçede ülke genelinde olduğu gibi köyden kente göç yaşanmaktadır. Bu göçün bir bölümü köylerden ilçe merkezine yönelik bir bölümü de ilçe dışına yöneliktir.

                       

İlçede spor faaliyetleri için en önemli tesis, 500 kişi kapasiteli Kapalı Spor Salonu'dur.  Salon tüm müsabakaların yapılmasına uygundur. Ayrıca Spor Genel Müdürlüğüne ait seyirci tribünleri bulunan çim yüzeyli ve toprak yüzeyli futbol sahası ile sentetik çim futbol sahası bulunmaktadır.

 

Ekonomik Durum :

 

Sanayi faaliyetleri son yıllarda gelişme eğilimine girmiştir. Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı 218 şahıs firması, 53 Anonim Şirket, 233 Limited Şirket, 1 Kollektif Şirket, 6 Adi Ortaklık, 81 kooperatif, 1 fakıf iktisadi işletmesi olmak üzere toplam 593 faal işletme bulunmaktadır.    

 

İlçemizde faaliyet gösteren meslek grupları ve sayıları şunlardır;

 

Finans, Sigorta, Gayrimenkul ve Hizmetler Meslek Grubu 49, Yapı Kooperatifleri Meslek Grubu 60, Madencilik ve İmalat Meslek Grubu 68,  Enerji, Alt Yapı İnşaat ve Malzemeleri Meslek Grubu 139,  Turizm, Otel, Konaklama ve Restaurant Meslek Grubu 65,  Dayanıklı Tüketim Malları Meslek Grubu 75, Tarım, Hayvancılık ve Gıda Meslek Grubu 71, Otomotiv, Akaryakıt ve Ulaştırma Meslek Grubu 66 üye olmak üzere toplam 593 üye kayıtlıdır.

 

İlçemizde 9 otel, 47 pansiyon, 48 lokanta, 45 kafeterya, 96 hediyelik eşya satışı, 2 sayacı, 1 yemenici, 2 saraç, 1 bakırcı, 21 demirci, 2 zirai ürün, 5 pastane, 1 hamam, 23 konfeksiyon, 19 tuhafiye, 2 simitçi, 2 lahmacun, 9 aperatif yiyecek imal ve satışı, 5 pide salonu işleticisi ve 974 diğer esnaf grubu olmak üzere Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı küçük işletme sayısı 1314' dür.         

İlçedeki tarihi eserler, geleneksel Türk Mimarisi tarzındaki evler, mağaralardan, yaylalardan ve ormanlardan oluşan doğal güzellikler, safran, çavuş üzümü, Safranbolu lokumu ve çeşitli hediyelik eşya üretimi gibi çekicilikler turizm için kaynak oluşturmaktadır.

             

İlçede, haftada 4 gün kurulan pazarlar haricinde düzenli fuar ve panayır yapılmamakta ancak  çeşitli sanat dallarında zaman zaman sergiler açılmaktadır.

 

Her yıl Eylül ayında Safranbolu Altın Safran Belgesel Film Festivali düzenlenmektedir. Ulusal bazda konusu “Kültürel Miras ve Korumacılık” olan belgesel film, proje, fotoğraf yarışması, yerel bazda da el sanatları, yöresel yemek, en iyi korunan ev v.b. yarışmaları ve çeşitli halk konserleri ile festival gerçekleştirilmektedir.  Ayrıca Safranbolu Kaymakamlığı Fotoğraf Yarışması (Ağustos), Sadi Yaver Ataman’ı Anma Günü (Haziran), Uluyayla Şenlikleri (Ağustos), Yörük Köy Şenlikleri (Eylül), Bağbozumu Şenlikleri (Eylül) ve Çıraklar Köyü Şenlikleri (Ağustos) düzenlenmektedir.

 

Bugün ilçede ekonomik hayat, tarımsal faaliyetlerden, ticari faaliyetlerden, son yıllarda gelişme eğilimi gösteren sanayi faaliyetlerinden, önemli derecede işçilik-memurluk ve emeklilik gelirlerinden ve turizm faaliyetlerinden kaynak bulmaktadır.

 

İlçede en geniş tarımsal faaliyet ormancılıktır. Bundan sonra tahıl ekimi, yem bitkileri üretimi, meyvecilik ve sebzecilik gelmektedir. Son zamanlarda seracılık gelişme eğilimi göstermiştir.

 

Tarım ve Hayvancılık

 

Safran

İlçemize özgü yöresel ürünümüz olan safran üretimini artırmak öncelikli hedefimiz olmuştur. 2002 yılı öncesinde yaklaşık 1,5 dekar alanda yapılırken bu gün 12 köyde 39 çiftçi tarafından 40 dekar alanda yetiştiricilik yapılmaktadır. 2009 yılında Safranbolu Safranını Tescilleme çalışmaları başlatılmış 2010 yılı 30 Temmuz itibariyle Resmi Gazete'de yayımlanarak "Safranbolu Safranı" ismiyle tescil edilmiştir.

 

Bağcılık

İlçemizde 87,1 hektar alanda bağcılık yapılmaktadır. Safranbolu Çavuş Üzümü üretimini arttırmak amacıyla 2012 yılında Karabük İl Özel İdaresi finansmanı ile 15 dekar bağ tesisi yapılmıştır.

 

Meyvecilik

İlçemizde Meyvecilik genellikle sınır ağacı şeklinde yapılmaktadır. Meyveciliği tamamlayıcı unsurlardan en önemlilerinden olan soğuk hava deposu kurulması, çeşit demonstrasyon bahçesi    tesisi ve meyve üreticiler birliği kurulmasına ilçemizde acilen ihtiyaç olduğu düşünülmektedir.

 

Sebzecilik

İlçemizde sebzecilik genellikle küçük aile işletmesi şeklinde yapılmaktadır. İlçe genelinde 1996 yılından bu yana 10.560 m2 alana İl Özel İdare ve S.Y.D.V. finansmanıyla 8.640 m2 sera tesis edilmiştir.

 

 

                                               

Hayvancılık

Koyunlarda verimliliği artırma projesi kapsamında 4 köyde, 4 çiftçiye 4 koç dağıtımı yapılmıştır. İlçemizde 3600 koyun 600 keçi toplam 4200 küçükbaş hayvan vardır. İlçemizde 8500 büyük bay hayvan mevcudu vardır.

 

Kümes Hayvancılığı

Ovacuma, Yazıköy, Yörük ve Davutobası ve Ağaçkese köylerinde 5 adet et tavuğu çiftliği olup, 180.000 adet et tavuğu,            Navsaklar köyünde 1 adet yumurta çiftliği olup, 140.000 adet yumurta tavuğu, Köy ve      mahallelerde ise 14.250 tavuk ve horoz, 100 ördek, 110 kaz 1100 hindi toplam 335.740 kanatlı mevcuttur.

 

Arıcılık

 İlçemizde 14.850 koloni kapasitesi olmasına rağmen 2835 arılı kovan mevcuttur. Arıcılık İl Özel İdare Müdürlüğü ve S.Y.D.F finansmanıyla gerçekleştirilen projelerle arılı kovan dağıtımı şeklinde desteklenmektedir. Şimdiye kadar 235 arılı kovan dağıtımı yapılmıştır.

 

Gelişen  Turizm

 

Yapılan istatistiklere göre 2013 yılı 6 aylık dönemde ilçemiz konaklama tesislerinde 77.730 yerli, 16.596 yabancı ve toplamda da 94.236 turistin konakladığı tespit edilmiştir. İlçemizi en fazla ziyaret eden ülkeler sıralamasında ise; Tayvan (5604), Almanya, Japonya (1491) gibi ülkeler yer almakta iken, diğer ülkelerden de en fazla  Güney Kore (1362),  Çin Halk Cumhuriyeti (959) Avustralya (664 ) ve Amerika (532) bulunmaktadır. 

 

Kaymakamlığımıza bağlı Kent Tarihi Müzesi, Eski Saat Kulesi ile Kaymakamlar Gezi Evini, 2013 yılı birinci döneminde 39.219 yerli, 8.182 yabancı olmak üzere toplam 47.401 kişi ziyaret etmiştir.

Kent Tarihi Müzesi : İlçenin Çeşme Mah. Kalealtı mevkiinde Eski Hükümet Konağı (Kent Tarihi Müzesi) ve Bahçesi, Eski Ceza Evi Binası ve Saat Kulesi, kültür, sanat ve dinlenme merkezi olarak kullanıltadır.

           

Kaymakamlar Gezi Evi : Kültür Bakanlığından Birlik Başkanlığına tahsislidir. 1-Çay Bahçesi, 1-Kafeterya, müştemilatı olup, bahçe ve kafeteryası  vardır.

 

Tokatlı Kanyonu Yürüyüş Parkuru: Tokatlı Köyü ve İncekaya Köyü sınırları içersinde bulunan Tarihi İncekaya Su Kemerinden Tarihi Tokatlı Köprüsüne kadar uzanan dere yatağı (Kanyon); 2011 yılında İl Özel İdaresinden sağlanan kaynakla yaptırılıp yürüyüş parkuru haline getirilerek hizmete sunulmuştur.

 

İncekaya Tarihi Su Kemeri Cam Seyir Terası ve Kafeteryası: Karabük İl Özel İdaresince 31.12.2010 tarihinden itibaren 5 yıllığına Karabük Orman İşletmesinden kiralanıp, kiraladığı yer üzerinde yaptırdığı yetki ve sorumluluğunu Safranbolu KHGB başkanlığına verdiği Cam Seyir Terası ve kafeteryası işletilmektedir.

 

Alternatif Turizm Olanakları

 

Alternatif turizm alanında ilk sırada yer alan kültür turizmi bütün yıla yaygınlaşması sağlanmadıkça ve diğer turizm çeşitleri ile desteklenmedikçe geceleme süresi düşük olmaktadır. Safranbolu’da çoğunluğunu yerlilerin oluşturduğu turistlerin büyük bölümü kent ziyaretini hafta sonu ile sınırlamaktadır. Safranbolu kültür turizminin yanı sıra gerekli yatırım ve işletmeciliğin sağlanmasıyla turizmi çeşitlendirerek tüm yıla yayabilecek diğer alternatif turizm değerlerine de sahiptir.

 

Yayla Turizmi-- Yöredeki “Ulu Yayla” ve “Sarıçiçek Yaylası” bu potansiyele sahip yaylalardır.

 

Treking -- Tokatlı ve Düzce Kanyonları ile komşu ilçemizin sınırları içinde bulunan Eflani katır yolu doğal yürüyüş parkurları, Yenice Ormanları ile Şeker Kanyonu doğal gezi ve yürüyüş alanları olarak turistlerin ilgi noktaları arasındadır.

 

Mağara Turizmi -- Safranbolu ve çevresinde turizm amaçlı kullanılabilecek Dünya Mağara Literatürüne girmiş iki adet mağara bulunmaktadır. Bunlar; Bulak (Mencilis) Mağarası ve Hızar Mağarası’dır. Bulak Mağarası 2003 yılı Mayıs ayından itibaren turizme açılmıştır.

 

Kongre  Turizmi-- Safranbolu mevcut halde Kongre Turizmi için gerekli alt yapıya sahip olmamakla birlikte son yıllarda  küçük çaplı da olsa bir takım akademik toplantılar için kullanılması bu yönde bir talebin olduğunu ortaya koymaktadır.

Önceki Sayfa